DERHAL BERAAT KARARI

Derhal beraat kararı; duruşmada gelinen aşamada, fiilin suç oluşturmadığının dosya kapsamından anlaşılması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi araştırmaya gerek olmayan hallerde verilen karardır. Derhal beraat kararında sanığa isnat edilen fiilin dosyadaki deliller kapsamında suç oluşturmadığı veya yeni düzenleme ile suç olmaktan çıkarıldığı durumlarda verilirken,  beraat kararı:

- Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,

- Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,

- Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,

- Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk     

   nedeninin bulunması,

- Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verilir.(CMK

   m.223/2)

Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.(CMK m.223/9) Dosya kapsamında sanığın fiilinin suç oluşturmadığı ya da yeni düzenleme ile suç olmaktan çıkarıldığı durumlarda; durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararları verildiği takdirde sanığın aklanma hakkı ihlal edilmiş olur. Örneğin şikayete bağlı bir suç nedeniyle yapılan yargılamada yeni gelen yasal düzenleme ile fiilin suç olmaktan çıkarıldığı ve dosyada şikayetten vazgeçilmesi durumunda düşme kararı da verebilinecekken sanığın aklanma hakkı ihlal edilmeden derhal beraat kararı verilmesi gerekmektedir.

· Yargıtay Ceza Genel Kurulu suç olmaktan çıkan bir eylemde sanıklara düşme kararı yerine derhal beraat kararı verilmesini şu kararda açıkça ortaya koymuştur:

 “Sanıklar hakkında yargılamanın devam ettiği süreçte, 01 Ocak 2009 tarihinden sonra 5237 sayılı TCY’nin 2 ve 5. maddelerinin de yer aldığı genel hükümlerin, özel yasalar açısından da uygulanmasının zorunlu olması ve Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararı gözönüne alındığında sanıklara atılı eylemin suç olmaktan çıkarılmasından dolayı CYY’nin 223/9. maddesi uyarınca derhal beraat kararı verilmesi koşullarının oluştuğu, derhal beraat kararı ve­rilmesi gereken bir halde de yasanın açık düzenlemesi ve Ceza Genel Ku­rulu’nun duraksamasız uygulamaları dikkate alınarak zamanaşımından düşme kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir.” (Ceza Genel Kurulu 2011/7-302 E. , 2012/23 K. T. 07.02.2012)

· Ancak derhal beraat kararının verilemediği hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar öncelikle verilmelidir. Yargıtay’ın bu konuda istikrarlı kararlarından bir tanesi de şu şekildedir:

 Ceza Genel Kurulunun 23.11.2010 gün ve 136–229 sayılı kararı başta olmak üzere pek çok kararında; "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" kabul edilmiştir. (Ceza Genel Kurulu 2014/126 E. , 2016/207 K. T. 26.04.2016)

· Dosya kapsamından derhal beraat kararı verilebileceği anlaşıldığı takdirde sanığın sorgusunun yapılmamış olması derhal beraat kararı verilmesine engel değildir. Nitekim CMK md. 193/2’e göre, sanık hakkında mahkumiyet kararı dışında bir karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığında sanığın sorgusu yapılmadan da karar verilebilir.

· Derhal beraat kararı verilmeden önce herhangi delil değerlendirilmesi ve tartışmasına gerek olmaksızın dosya kapsamında fiilin suç oluşturmadığı anlaşılmalıdır. Aksi takdirde delil araştırması ve değerlendirilmesi yapılarak bir karar verildiğinde bu karar CMK m.223/2 kapsamında beraat kararı olup derhal beraat kararı niteliğinde değildir. Bu husus Yargıtay CGK’da şu şekilde izah edilmiştir:

Yerel Mahkemece 5271 sayılı CYY'nın 223. maddesinin 9. fıkrasındaki, "Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez." hükmünün, herhangi bir kanıt değerlendirmesi ve tartışmasını gerektirmeyen, eylemin ilk bakışta açıkça suç oluşturmadığının anlaşılması haliyle sınırlı bir düzenleme olduğu nazara alınmaksızın, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra kanıtların irdelenerek 11.05.2006 tarihinde sanıkların beraatine karar verilmiş ise de bu hüküm somut olayda derhal beraat kararı verilmesi koşullarının bulunmaması nedeniyle isabetsizdir.” (Ceza Genel Kurulu 2007/7-96 E., 2007/201 K.  T. 09.10.2007)

Sonuç olarak; sanığa isnat edilen fiilin suç olmaktan çıkması ya da isnat olunan fiilin dosyada gelinen aşamada açık bir şekilde suç oluşturmadığının anlaşılması durumunda dosyada başka bir işlem yapmadan ve şartları oluşsa dahi düşme, durma vs. kararlar verilmeksizin derhal beraat kararı verilmelidir.

YORUM EKLE

banner4

banner3