DUYGUSAL YEME

Stres, kaygı, yalnızlık, öfke gibi duygularla baş edebilmek ve bu duyguları bastırmak için besinleri kullanırız. Bu durumda vücudumuzda serotonin hormonu azalır ve kortizol hormonu üretimi artar. Kortizol hormonunun artması alınan enerjinin bel çevresinde toplanmasına neden olur. Vücut buna karşılık bu serotonin hormonunu arttırmak ister. Kortizol hormonun artışı insülin direnci oluşumuna neden olur ve karbonhidrattan zengin besinlere yönelmemize neden olur. Karbonhidrat tüketildiği takdirde bağırsaklarda serotonin hormonu üretimi artar. Vücutta normalde serotonin hormonu üretilir ama karbonhidrat tüketimi sonucu serotonin salgılayacağını öğrenen bağırsak, karbonhidrat tüketmeden serotonin salgılamaz. Yüksek şeker tüketimi hazzı arttırdığı için kişi karbonhidrat tüketmediği durumda depresyona girer. Ve bu durum sonucunda da karbonhidratlara bağımlı olmaya neden olur.

PEKİ NEDİR BU DUYGUSAL AÇLIK VE FİZİKSEL AÇLIK İLE ARALARINDAKİ FARK NEDİR?

Duygusal açlık birden bire meydana gelir.

Tüketilmek istenen besin yüksek şeker içeren besinler olur.

Bilinçsizce yeme isteği vardır.

Doygunluk hissedilse bile tatmin edici değildir.

Yemekten sonra pişmanlık-suçluluk hissedilir

Duygusal açlık genellikle yalnızken görülür.

Fiziksel Açlıkta ise yemek yedikten birkaç saat sonra yani yavaş yavaş açlık hissi ortaya çıkar.

Çeşitli yiyecek gruplarını içeren besinler yani karma beslenme ön plandadır.

Tüketilen besinde farkındalık vardır.

Yeme isteği midede ağrı ve guruldama ile kendini belli eder.

Yedikten sonra pişmanlık yoktur.

Fiziksel açlığın ne zaman nerde geleceği belli olmaz.

DUYGUSAL YEME İLE BAŞ EDEBİLME YOLLARI

  1. Öncelikle tüketilen besinlerin farkına varılmalıdır.

Günlük olarak tüketilen besinler not edilmelidir yani ne zaman, ne miktarda gibi sorulara cevap verebilecek beslenme günlüğü tutulmalıdır.

Tüketilen besinin ne hissettirdiğine odaklanılmalıdır.

Besini tüketirken uğraşılan başka bir durumun olup-olmamasına bakılmalıdır.

  1. Tüketilen besinlere odaklanılmalıdır.

Aç karnına alış-verişe çıkılmamalı ve alış-veriş listesi oluşturulmamalıdır.

Öğün atlanmamalı ve uzun süre aç kalınmamalıdır.

Yemek ödül olarak görülmemelidir.

  1. İlginizi yönlendirmelisiniz.

Stresinize neden olan durumu kabullenip, bununla başa çıkabilmenin yollarını bulmalısınız. Bunun için kitap okuyabilirsiniz, örgü örebilirsiniz, film izleyebilirsiniz, sevdiklerinizle konuşabilirsiniz.

Egzersiz yapmalısınız. Düzenli yapılan fiziksel aktivitenin serotonin hormonunu arttırdığı bilinmektedir.

Nefes egzersizleri, meditasyon ve yoga gibi bir hobi edinip kendinize zaman ayırmalısınız.

Yeterli ve dengeli beslendiğinizden emin olmalısınız.

Evde yüksek kalorili besinler bulundurulmamalı ve yüksek kalorili besinler pişirmemelisiniz.

Televizyon ve bilgisayar karşısında besin tüketmekten vazgeçin.

İçinizdeki olumsuz duyguları değiştirmeye çabalayın ve olumlu fikre odaklanın.

Dolapta hazır tüketilebilecek besinler bulundurmamalısınız. Yemekleri günlük pişirip tüketmelisiniz.

YORUM EKLE

banner4

banner3