AkademikPR olarak Elazığ merkezdeki mahallelerde 773 kişiyle yüz yüze yaptığımız kamuoyu yoklamasına göre referandum öyle sanıldığı gibi ne EVET’çiler ve ne de HAYIR’cılar açısından çantada keklik değildir. Son yapılan genel seçimle bu referandum sürecini değerlendirenler bana göre çok büyük bir yanılgı içine düşeceklerdir. Bunun çeşitli nedenleri vardır ve yaptığımız derinlemesine saha çalışmasında bunu verilen cevaplarla da rahatlıkla ifade edebiliriz. 

Öncelikle EVETÇİLER’de HAYIRCILAR’da maddeleri anlatmak  yerine amiyane tabiriyle bel altı çalışmayı tercih etmektedirler ve bunun vatandaştaki algısı “Sayın Bahçeliye anlatılan bir olayla aslında kendisini tanımlıyor.

Sayın Bahçeliye HDP grubundan bir milletvekili; Said Nursiye bir vatandaşın sorduğu soruya istinaden verilen cevabı nakletmiş ve Sayın Bahçelide bu cevabı teyit edercesine yorum yapmıştı.

Malum Haydar ağa, Haydo ve Haydar benzetmesi...

Vatandaş diyor ki siz ne anlatırsanız anlatın biz gördüğümüzü ve anladığımızı sandıkta yansıtacağız. Ne bu ülkede Evet çıkması için para, makam gibi ulufe dağıtanlara; ne de kestiğimiz kestik mantığıyla baskı ve tehditlere boyun eğmeyeceğiz. Haydar gibi sade vatandaş olup sorumluluklarımızın ve bildiklerimizin ışığında karar vereceğiz. Öncelikle vicdanımıza, aklımıza ve irademize ipotek koydurtmayacağız...

Bunu nereden anlıyoruz!

Kararsızların oranından...

 AkademikPR olarak yaptığımız çalışmayla ilgili şu kadarlık bir değerlendirme yapayım ve sizi merakta bırakmayayım.

Son genel seçimlerde Elâzığ’da AKP yaklaşık %67 ve MHP %13 civarında oy almışlardı. Bu iki parti EVET cephesinde bulunduğu için haliyle toplamda %80 civarında oy alması beklenmelidir. Bunun yanında Elazığ her zaman Türkiye’nin küçük boyutlu bir yansımasıdır ve bunun parlamenter seçim tarihinde büyük oranda gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

Başta da dedim ya iki kesim için de öyle çantada keklik bir sonuç şuan için gözükmüyor ve “bıçak sırtı” deyimi cuk diye oturuyor bugünkü haliyle vatandaşın kararlarına...

Ne değiştirir bu durumu?

Yarın nelere gebedir bilinmez...

Siyasi rollerin etkisi kadar dış kaynaklı senaristlerin Yönetmen, senaryo, artist ve yardımcı rollerde görev alan “ekip” üzerindeki etkisine tanık olacağız...

Ekip dedim ya; bunlar bazen PKK, DAEŞ, FETÖ; bazen Ateist, Siyasal İslamcı ve hatta hatta Amerikanlı coni, Rusyalı beyaz ayı, israilli ve İngiliz jacob ile elena, Bazende İranlı molla olabilir...

Bunu son bayrak skandalında gördük!

Birileri elini ovuştururken; birileri hırsından ve sinirinden hop oturup hop kalktı. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner88