ELAZIĞMEDYA
ELAZIĞMEDYA
29 Mayıs 2017 Pazartesi 00:05
58 Okunma
BİZ ENGELLERİ AŞTIK SIRA SİZDE!

Özel gereksinimi olan çocukların erken teşhis ve tanısı günümüzde önemini kanıtlamış bir gerekliliktir. Çocuğun sorunu ne denli erken belirlenirse, gereksinimine uygun türde bir eğitim programına o kadar erken yaşta yerleştirilebilir.

Özellikle, bireyin yaşamında büyük önem taşıyan erken çocukluk yıllarında eğitime başlama daha sonraki eğitim kademeleri için bir temel oluşturacaktır. Çocuğun daha geç dönemde, örneğin ilkokula başladığında, bir engele sahip olduğunun fark edilmesi gelişimi açısından çok önemli olan, erken çocukluk yıllarının iyi değerlendirilememesi anlamına gelmektedir.

Tüm bu konularımızdan yola çıkarak Elazığ Özel  Telepati Özel Eğitim Okulu Müdürü Fasih KARAKAYA'dan gerekli bilgileri aldık...

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Fasih KARAKAYA.Palu doğumluyum.1994 yılında  Gazi Üniversitesin'de Özel Eğitim Öğretmenliğini bitirdim.1994 yılında ZİÇEV'de 7 yıl görev yaptım.2001 yılında istifa ederek özel eğitim  öğretmenliği yaptım.Sonra da Telepatiyi açtık.İlk etapta 25 öğrencimiz vardı. Şu anda 380-400 arası öğrencimiz var.

Kurumumuz hakkında;

1961 Anayasası, engellilerin üretken haline getirilmesi ve özel eğitime ilişkin maddeler açıkça yer alırken İlköğretim yasası’na özel eğitimle ilgili  hükümler konulmuş ve yasaya dayanılarak ilk defa özel eğitim yönetmeliği çıkartılmıştır. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri  Fakültesi bünyesinde ‘’Özel Eğitim Bölümü’’ kurularak alanın gereksinimi olan özel eğitim öğretmenleri üniversite düzeyinde karşılanmaya  başlamıştır

Kurumumuz zihin engelli çocuklara yönelik destek eğitim programı bunun yanı sıra bedensel engelli işitme engelli eğitim programları uyguluyoruz.Yaş sınırımız yok. Bedensel engellilerde  genelde 18 yaş sınırı konuluyor ama şu anda sıkıntıyok.Bedensel engelliler Otizm dediğimiz yaygın gelişim bozukluğu olan çocuklar ve sınır zeka dediğimiz öğrenme güçlüğü olan çocuklara yönelik destek eğitim programlarımız mevcut.

Zihinsel Engelliler Destek Eğitim,Bedensel Engelliler Destek Eğitim,İşitme Engelliler Destek Eğitim,Yaygın Gelişim Bozukluğu olan Bireyler Destek Eğitim,Özel Öğrenme Güçlüğü Çeken Bireyler Destek Eğitim programları Seanslı Bireysel ve Seanslı Grup Olarak hizmet vermektedir.

Özel Eğitime bakış açımızla düzenli hizmet içi eğitim kurslarına ağırlık vererek personelimizin özel eğitim hizmetinin kalitesini artırmaya devam ediyoruz.Aile görüşmeleri sıklıkla takip edilerek özel eğitim hizmetinin evlerde de sürdürülebilmesi amaç edinilmiştir.Sosyal etkinlik projelerimiz sayesinde çocuklarımızın toplumla kaynaşmaları hedeflenerek başarılı sonuçlar alınmıştır. Son zamanlarda öğrencilerimizle alış-veriş merkezlerine,hava limanına,tren garına,Pertek feribot ziyaretleri yapılarak çocuklarımızın yaşantıları çeşitlendirilmiştir.

HİKAYEMİZ;

Normal yaşıtlarından zihinsel,sosyal,duygusal,fiziksel ve dil alanında farklılık sergileyen tüm bireyleri Destek eğitimle bireysel ve grup içerinde eğitmek ve topluma kazandırmak..

Toplumun her alanında engellilere saygı gösterilmelidir. Onları da toplumun bir ferdi olarak kabul edip dışlamamak gerekir. Onlara yardımcı olabilmek adına çalışabilecek alanlarda iş vermek gerekir. Engelli insanlarımızın fırsat eşitliği ve hakkaniyet çerçevesinde, engelli olmaya insanlarımızın sahip olduğu haklara kavuşacağı, insan onuruna yaraşır bir hayat sürecekleri, her türlü fiziki, sosyal ve ekonomik engellerin ortadan kaldırıldığı engelsiz bir Türkiye ve Elazığ olsun..

 Şu anda okulumuzda 360’a yakın dezavantajlı öğrencilerimiz eğitim alıyor. Bunlar zihinsel, işitsel, fiziksel, otistik dediğimiz yaygın gelişim bozukluğu yaşayan öğrencilerimiz.. Ayrıca öğrenme güçlüğü dediğimiz sınırlı zekaya sahip öğrencilerimiz destekli eğitim sayesinde eğitim alıyor. Bu kurumlarda sadece okuma yazma değil, oturmayı kalkmayı, öz bakım becerilerini, insanlarla sosyalleşmeyi, kişisel temizliğini yapmayı da öğretiyoruz.

Zihinsel, bedensel ve ruhsal anlamda sıkıntı yaşayan çocuklarımıza farkındalık oluşturmak ve toplumda bu çocukların kabul görülmesini sağlamaya çalışıyoruz.Eğitim ile  de bu çocukların ne aşamaya getirildiğini gösterdik.Bol bol etkinlikler yapıyoruz. Böyle etkinliklerle çocuklarımız gerçekten çok mutlu oluyor ve sosyalleşiyor. Olumsuz duyguları bir kenara bırakıyor. Özgüveni gelişiyor. Çocuklar becerilerini sundukları zaman rahatlıyorlar. Bu tür sosyal etkinliklerin çok etkisi var diyebilirim..

Misyonumuz;

Özel Çocukları ve Ailelerini sahiplenmek ve Ailerle birlikte Özel Bireyleri eğitip toplama entegre edebilmek.

Personel hakkında,

53 personelimiz var, bunlardan 33 tanesi dört yıllık fakülte mezunları..Çocuklarımız %20 ve üzerindeki iş kaybı olan çocuklar hastaneden alınan heyet raporu karşılığında rehberlik  araştırma merkezine yönlendiriliyor.Burada tanılama ve teşhis işlemleri yapılıyor.O tanılama işleminden sonra yerleştirme raporuyla beraber aile çocuğunu getiriyor.

Sadece raporda bireysel olarak geçiyorsa,ayda 8 seans süreleri 45 dakika grup ibaresi varsa 4 seans toplamda 12 seans oluyor.

Tabi ki insanların kafasında eğitim kavramı farklı...Tam gün ya da yarım gün istiyorlar.Bir çocuk bir öğretmen sınıfta 45 DAKİKA gerekli eğitimi alıyorlar. Öz bakım,fizik tedavi,türkçe,matematik,konuşma,okuma yazma çocuğun alması gereken yönlerini belirliyoruz.Rehberliğin verdiği programa göre hareket ediyoruz.Rehberlik Merkezinin tanı teşhis kısmı tam anlamıyla çalışmıyor diyebiliriz.30 öğrenci resmi tedbir kararıyla bu çocuğun özel eğitime ihtiyacı yoktur ibaresiyle uzak tutuluyor.

ERKEN TANI VE TEŞHİSİN ÖNEMİNE DEĞİNELİM;

Araştırmalar göstermektedir ki; okulöncesi dönemde entegrasyon, engelli ve normal gelişim gösteren çocukları pozitif tutumlar, etkileşim ve   öğrenme yönünden olumlu yönde etkilemektedir. Her iki gruptaki çocuk da bu ortamda olumlu tutumlar geliştirmekte ve sosyal etkileşime   girmektedir. Özel gereksinimi olan çocuğun dil gelişimi artmakta ve beceri gelişimi hızlanmaktadır. Çocuğun gelişimi açısından kritik yıllar   olarak adlandırılan okulöncesi yıllarında, bir okulöncesi eğitim kurumuna devam eden engelli çocuk; akranları arasında, öğrendiği yeni   davranışları uygulama fırsatı bulabilecek, uygun sosyal davranışları geliştirmek için öğretmen ve akranlarını model alarak, toplumda bağımsız   yaşam için gerekli becerileri geliştirebilecektir. Özel gereksinimli çocuk, entegre bir okulöncesi eğitim kurumunda potansiyelini azami olarak   kullanabileceği, onu mücadeleye sevk eden modellerle bir arada olarak özel eğitim okulundan çok daha fazla ilerleme kaydedebilecek, akranları ile   birlikte çeşitli etkinliklerde bulunduğu için kendine olan güveni artacak ve daha geniş bir topluluğa ait olarak olumlu benlik kavramı   geliştirebilecektir.

Özel gereksinimli çocuğun,entegrasyon programına dahil edilmesi için, öncelikle ayrıntılı olarak değerlendirilmesi yani var olan   performansının belirlenmesi ve onun için en az kısıtlayıcı eğitim ortamının ne olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. Bu, normal gelişim   gösteren çocuklarla sadece oyun bahçesini paylaşmadan tüm gün aynı sınıfı ve etkinlikleri paylaşmaya kadar giden farklı entegrasyon   düzeylerinde    olabilmektedir. Başarılı bir entegrasyon için tüm bunlara ek olarak, öğretmenin, özel gereksinimli çocuklar ve entegrasyonları ile ilgili olumlu tutum, bilgi,   beceriye sahip ve bu konuda istekli olmasıçok önemlidir.  

Engelli ve normal gelişim gösteren çocukların ailelerinin de entegrasyon için hazırlanması gerekmektedir. Bu, özellikle sürece verecekleri   katkı açısından büyük önem taşımaktadır.Bunların yanı sıra, özel gereksinimli çocuğun entegrasyon öncesi ve süresince bireysel olarak desteklenmesi gereklidir. Çocuk, birlikte olduğu   akranlarının düzeyinde kalabilmesi ve özel yardıma gereksinim duyduğu becerileri kazanabilmesi için düzenli ve sistemli olarak destekleyici   eğitim    almalıdır.

Bu destek, çocuğun gereksinimine uygun bir uzman tarafından okul içindeki politikalar, uygulamalar, sınıf aktivitelerindeki   planlamalar, roller, sorumluluklar, bireysel karakter ve güçler düzeylerinde kaynak odada, özel eğitim merkezinde ya da Rehberlik Araştırma   Merkezi’nde sağlanmalıdır. Ancak bu çalışmalar sırasında, çocukla ilgilenen diğer personele de danışılmalıve onlarla işbirliği yapılmalıdır. 

Entegre okulöncesi eğitim programı planlanırken bazı önemli noktalara dikkat edilmelidir. Program planlanırken gruptaki çocukların sayısı   sınıfın büyüklüğüne göre belirlenmelidir. Sınıftaki engelli ve normal gelişim gösteren çocukların durumuna göre, eğitim ortamının düzenlenmesi   yoluna gidilmelidir. Sınıfın alanının (sınıf büyüklüğü ve yerleştirilmesi açısından), mobilyaların, malzeme ve araç gereçlerin hem engelli hem de   normal çocukların gereksinimlerine uygun şekilde planlanmasıuyarlama ve ilavelerin yapılması gereklidir.Düzenlenen çevre, çocukların   deneyimlerini geliştiren ve genişleten nitelikte olmalıdır. 

ÇOCUKLARIMIZ;

Anneler babalar çok ilgililer çocukları kurumdan ayrı tutmuyorlar..Çocuklarımızın  sürekli eğitime ihtiyaçları var.

Eğitim kesinlikle sonlandırılmamalıdır.Hiçbir zaman çocuğun raporu yok diye ben çocuklarımızı ayırmadım eğitime devam ettim.

Mesela,2 çocuğumuz köyden geliyor ben her türlü ihtiyaçlarını karşılıyorum.Biz çocukları evden çıkarmak için çaba gösterdik.Bizim ve ailelerin birbirimize ihtiyacımız var.Özel eğitimde süreklilik esası var aslında.. 5150 ye yakın çocuk özel eğitim alıyor.Hepimiz çocuklara hizmet için varız.

Şu anda Elazığ'da 14 tane rehabilitasyon merkezi var.Elazığ'da 3000 tane çocuk özel destek eğitimi alıyor.

Elazığ'da özel eğitim diğer illere nazaran çok kaliteli.Biz bu işe 25 öğrenci  3 göz odayla başladık.

Zaman zaman yetişmiş personel şartı oldukça bir kursa tabii tutuluyorlar..Staj döneminden sonra Milli Eğitime gönderiyoruz.

2.5 yaşında tek başına gelen ve uyum sağlayan öğrencimiz var.

Zeka düzeyi 90 ile 110 arası sağlıklı bireyler, bizim çocuklar 90 ve 75 altı.25-44 orta düzey 45-75 hafif düzey zihin geriliği.

ÇOCUKLARIMIZIN FAALİYETLERİ HAKKINDA;

Çocuklarımız faaliyetlerde çok çok hevesliler.Okuma yazma öğrenince yarışmalara girip madalya alıyorlar daha da istekli olmaya başlıyorlar...Bizler destek eğitimi veriyoruz.

Çocuklarımızın bilgi becerileri ne onu belirliyoruz. Özbakım çalışması yapmamız lazım tabiki..Çocuk kendi ihtiyacını kendisi karşılasın. Anneler koruyucu olduklarında çocuklar dahada verimsiz olurlar.Mesela el yüz yıkama ayakkabı bağlama..Bıraksınlar çocuklar kendi başlarına işlerini yapmaya çalışsınlar.Okul öncesi aşamada masada oturma kalem çalışma sınırlı alanı boyama bakıyoruz çocuk hazırsa akademik becerilere geçiyoruz.Bu arada aşırı ısrar çocuğu sıkar çocuk saldırgan olur bunun bilinmesi gerekir.

Genelde Down zeka olgunluğu 8-12 yaşaralığında okuma yazmaya gelirler.Her downlu aynı değildir hafif olan çocuklar okuma yazma resim yapar, etkinliklere katılır, sahneye çıkıp  rol alırlar. Özellikle otistik çocuklarda reklamlara karşı ilgi oluşuyor bilgisayarda hazırladığımız programlarımız var.350 kelime öğrettiğim otizmli çocuk yazılı dili öğrendi ve 3.5 yaş. Tabelaları okuyan çocuklarımız var sadece okuduğunu anlama yetersiz olabilir sesleri okuyabilir içindeki anlamı bilemez.

Bu çocuklar da nasıl bir enerji varsa gözlerdeki kini öfkeyi sevgiyi anlayabiliyorlar.Çocuklarımız çok candan çocuklar karşıdaki kişilerin sevgisini anlayabilirler.Hiç konuşması olmayan çocuklar 4 işlem yapıp çözüm bulabiliyorlar.

Otistikler ürkek ve korkaklar ifade etme yetenekleri yok. Downlular kesinlikle plan yapmazlar kurgu da yapmazlar anı yaşarlar inattırlar.Anneler babalar bizlere inanın çok destekler.Çocuğunu buraya getirdiklerinde birlikte kaynaşıyorlar birbirlerine destek oluyorlar.Bilinçli anne babalar birbirlerinin yarasını sarıyorlar.

PROJELERİMİZ HAKKINDA;

Bu yıl bir  projemiz vardı Elazığ Müftülüğü ile beraber hazırladığımız..Manevi Destek Programı 3.5 ay kadar sürdü.15 günde bir müftülükten gelen hocamız vardı anne babalarımıza özel terapi programları uygulandı bu projenin finalini yaptık.Çocuklarımıza özel atölyelerimiz var usta öğreticilerimiz gelerek çocuklarımızla çalışıyor.Halk Eğitimden  4- 5 yıldır  halk oyunları hocalarımız geliyor çocuklarımızla çalışma yapıyorlar. Amaç insanı mutlu etmek.Çocuklarımız mutlu olsun yeter..Hizmet içi eğitimler veriyorum,seviyosan sabırlıysan bu işi yaparsın..Çocuğu seveceksin okşayacaksın amaç mutlu etmek değilmi öğretmenlik bunu gerektirir.

Evde bırakmayın çocuklarımızı düşünün 5000 çocuk evden çıkıyor eğitim alıyor. Devletimizin sağladığı katkılar var şu anda engelli çocuğa 3 ayda bir engelli maaşı veriyor.%70 ve üzerinde iş kaybı varsa bunlara bakım ücreti veriyor.Çocuklar bizlere emanet.Banane deme şansımız yok onlar bizim canlarımız.23 yıldır bu alanda çalışıyorum.Çocuklarımızın sosyal aktivitelere katılmalarını,toplumla kaynaşmalarını,topluma girmelerini sağlıyoruz.6 YIL önce Mutlu Yaşam Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ni kurduk.

 Amacımız engellilerin toplumdaki yerlerinin kabul görmesini sağlamaktır. Eğitim sayesinde bu çocukların nereye geldiğini sergiledik. Anneler inanın gurur duyarak gözyaşı döküyor.Şükürler olsun Mutlu Yaşam olarak biz 2 tane proje gerçekleştirdik.Spor Engel Tanımaz ve Müzikle Coşalım  Engelleri Aşalım projeleri.Anneler,babalar,özel eğitim personelleriyle katkılarıyla faaliyetler yapıyoruz.Halk oyunları, el sanatları, resim..16-17 tane faaliyetimiz oldu.

Bu faaliyetlerimizle ilgili olarak ta 7 ay önce klüp kurduk. Sportif faaliyetlere girebilmek için klüp gerekli oldu.

Faaliyetlerimiz daha da çoğaldı ve klüp başkanımız aynı zamanda bir  velimiz.Hazarbaba kayak merkezinde çocuklarımızla çalıştık.Down sendromlu çocuğumuz Erzurumda birincilik elde etti  masa tenisinde ikinciliğimiz var.Çocuklarımız çok başarılılar sahnede muazzam oluyolar.Bu arada yüzmeye gidiyorlar.Çocuklarımız gerçekten mutlu, sosyalleşiyor ve olumsuz duyguları bir kenara bırakıyorlar, öz güvenleri gelişiyor ve becerilerini sundukları için rahatlıyorlar.Elazığ'dan bu çocukların Antalyaya'ya İstanbu'la Erzurum'a ve birçok yerlere gitmeleri otellerde kalmaları bir mucizedir farklılıklardır.Tren garına,feribota bindiler.Eskiden pazara dahi gitmezlerdi.Çocuklarımızın hakları var.Yaşlılarımızın ve engellilerimizn sahip olduğu haklar var bilinmesi lazım.Tarsus'a Mersin'e gittik çocuklar doyasıya gezdi.Bu senede 40 fiziksel engelli çocuğumuzla ''Suyla Gelen Sağlık'' diye bir projemiz var.Çocuklar sıcak ve soğuk suyla fizik tedavi alacaklar...Fizik tedavi çok gerekli kaslar için olmazsa olmazı..

MERKEZİMİZDE ÇOCUK PARKIMIZ EKSİK;

Merkezimizde çocuk parkımız eksik ve çocuklarımız istiyor.

İnanın sitem ediyorum çocuklar park istiyor üzülüyoruz  onları mutlu etmekten başka amacımız ne olabilirki..380-400 tane çocuk geliyor buraya oynamak eğlenmek istiyorlar.Her mahallede park var ve biz de TELEPATİ olarak belediyemizden  park istiyoruz..

Farklı düşüncelerimiz var mesela;her cafeye iki tane çocuk birkaç saatle alınsa ve çalışsalar  ne kadar güzel olur...Marketler zincirine ziyaretimiz olsa her mahallede ki özürlü çocuklarımız oralarda çalışsalar ne kadar iyi olur.Olması gereken budur bence.Günde 3 saat çalışsalar ne kaybedilirki yeterki onlar evlerinde oturmasın mutlu olsunlar..

SON OLARAK;

Erken dönemde eğitimin özel gereksinimi olan çocuklara etkileri ile ilgili araştırmalar incelendiğinde; erken çocukluk eğitimi programlarına   katılan bebeklerin katılmayanlara göre gelişimlerinin hızlandığı, bilişsel, sosyal ve dil becerilerinde artış olduğu, hatta fiziksel gelişimlerinin bile   farklılaştığı görülmektedir. Böylece yaşamın ilk yıllarında verilen programlı ve sistematik bir destekle çocukların tüm kapasiteleri ortaya   çıkarılabilmekte ve temel eğitim için alt yapı hazırlanmış olmakta..

1990 lı yıllardan sonra Elazığımız da hızla gelişme gösteren Özel Eğitim Hizmetleri sayesinde birçok engelli birey ve ailelerimiz engelleri aşma konusunda kendilerini geliştirmiştir.Engelli bireylere gösterilen saygı ve sevgi sayesinde hayata sımsıkısarılmalarına vesile olunmaktadır.Engelli birey aileleri ile yardımlaşma yaşanması sayesinde yalnızlıklarını yenebilme ve hayata daha mutlu bakabilme duyguları gelişmektedir.

Bu çocuklara hizmet kutsaldır.. TEŞEKKÜRLER...

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.