Kamuda Tassaruf Dönemi

ABD'nin Türkiye'ye yönelik ekonomik saldırısı sonucu piyasalarda ciddi dalgalanmalara ve hareketliliğin yaşanmasına neden oldu.
Bu saldırılar karşısında birçok tedbirler alındı.
Tasarruf önlemleri kapsamında çok sık gündeme gelen kamu araçları ile ilgili kapsamlı çalışma başlatıldı.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın imzasıyla tüm kamu kurumlarına bakanlıklar, bağlı ilgili kuruluşlar, KİT'ler ve belediyelerden sahip oldukları ve kiraladıkları araç envanterleri istendi.
Araçların hem sınıflarında hem de sayılarında ciddi bir tasarrufa gidileceği öğrenildi.
Berat Albayrak imzalı yazıda, tüm kamu kuruluşları, bakanlıklar, belediyelerden ve Kit'lerden 14 Eylül'e kadar gerekli listeyi göndermeleri istendi.
Böylece ilk defa kamu ve belediyelerin sahip olduğu araçlarla ilgili net fotoğraf ortaya konulmuş olacak.
Türkiye, geçtiğimiz hafta tasarruf önlemleri kapsamında kamu araç sayısında azaltmaya gitmeyi planlıyor.
Türkiye'de makam araçlarının sayısının azaltılması gündeme gelirken Euronews, Avrupa'daki ülkelerin kamu ve makam araç sayılarını karşılaştırdı.
Peki, Türkiye bu konuyu konuşurken, Avrupa’nın önde gelen ülkelerinde durum nasıl?
Euronews’ün haberinde,
Türkiye’deki son veriler ışığında 115 bin kamu aracı bulunduğu ifade edilirken,
 Fransa’da 2 bin,
İtalya’da ise 29 bin kamu aracı olduğu iade edildi. 
Bu konuda ciddi bir israfın olduğu muhakkak.
Burada kamu kurumlarına araç  kiralamalarda yaşanan ciddi kayıplarda ortada.
Kamu oyuna yansıyan kiralama bedelleri dikkate alındığında araç bedellerinden da fazla kiralama bedelli ödendiği görülmekte.
Bu araçlarının bir çoğunun tahsis amacının dışında kullanıldığı da göz önüne alınırsa israfın boyutunu varın siz düşünün.
Kamudaki israf konularında biride Lojmanlar.
Kamunun elinde toplam 246 bin 452 adet lojman var.
Bunun 215 bin 169’u genel bütçeli yani Başbakanlık, Maliye, Milli Savunma gibi kamu kuruluşlarının elinde.
Özel bütçeli olarak bilinen Devlet Su İşleri, Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşların lojman sayısı 19 bin 816,
Yükseköğretim kurumlarının 11 bin 75 ve BDDK,
SPK gibi kurumlara ait lojman da 392 adet.
Genel bütçeli kuruluşlar içinde en fazla lojman Milli Savunma Bakanlığı, Emniyet ve Milli Eğitim Bakanlığı’nda.
Savunma’da 52 bin,
Emniyet’te 46 bin,
MEB’te 41 bin,
Sağlık’ta 20 bin lojman var.
Bunların dışında Tarım Bakanlığı’nın 5 bin 400,
Çevre Bakanlığı’nın bin 835,
Gümrük Bakanlığı’nın bin 464 ve Kültür Bakanlığı’nın da 499 lojmanı bulunuyor.
Üniversitelerde kamu kurumlarında  geri kalır yanı yok.
 Üniversiteler arasında da en fazla lojman Atatürk Üniversitesinin bünyesinde yer alıyor. Bu üniversite bin 38 lojmana sahip iken,
Karadeniz Teknik Üniversitesinin 581, İTÜ'nün 528, Dicle Üniversitesinin 458, ODTÜ'nün de 477 lojmanı bulunuyor.
Düzenleyici ve Denetleyici Kurumların 390 lojmanı bulunurken, söz konusu lojmanların 244'ü Kamu İhale Kurumuna,146'sı ise Sermaye Piyasası Kurulu'na ait.
Sosyal Tesisler
Genel bütçeli idareler arasında en fazla sosyal tesis,
 787 adet ile Milli Eğitim Bakanlığı'na ait iken,
Milli Eğitim Bakanlığı'nı 327 tesis ile Milli Savunma Bakanlığı,
151 tesis ile de Emniyet Genel Müdürlüğü izliyor.
Özel bütçeli idareler arasında en fazla sosyal tesise, Orman Genel Müdürlüğü sahip.378 tesisi bulunan Orman Genel Müdürlüğünü,179 tesis ile Karayolları Genel Müdürlüğü,107 tesis ile Spor Genel Müdürlüğü, yükseköğretim kurumlarından 59 tesis ile İTÜ, 15 tesis ile Anadolu Üniversitesi, 11 tesis ile Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, 10'ar tesis ile Dokuz Eylül Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi takip ediyor.
Hepimizin bildiği ve gördüğü devletimize ait bu malların nasıl kullanıldığı ortada bu konuda ciddi adımların atılıp ve sağlıklı kararların alınması gerektiği kanaatindeyim.
Kamu da çok küçük bir kesimin dışında, memurlara araç ve lojman tahsis edilmesine karşıyım.
Hele sosyal tesislerin ve kampların kesinlikle olmaması gerektiği inancındayım.
Ülkemize yönelik ekonomik saldırılar dikkatte alındığında öncelikle  tasarrufa kamudan başlanarak tüm vatandaşlarımızın bu konuda katkı sağlaması yarınlarımız için çok önemlidir.
 İslam Halifesi Hz. Ömer devlete ait işler üzerinde çalışırken hazineye ait mumun ışığı altında çalışır, bu iş bitince o mumu söndürür, kendisine ait mumu yakardı.
 "Hayber savaşının vukû bulduğu gün Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellemin ashâbından birkaç kişi gelerek 'Filân şehit, filân şehittir!..' dediler. Nihayet bir kişinin yanına vararak 'Bu da şehittir!' dediler.  
Bunun üzerine Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:
"Hayır! Ben onu aşırdığı bir hırka yahut yağmurluktan dolayı cehennemde gördüm." buyurdu.

YORUM EKLE