NAFAKA HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Nafaka, özellikle ve çoğunlukla boşanma aşamasında kişinin kendisi ve/veya bakım- gözetimi altındaki çocuk için gündeme gelen bir konudur. Nafakanın hangi şartlarda bağlandığının daha iyi anlaşılması adına tanımını yaparak konuya giriş yapmak gerekmektedir.

Nafaka nedir?


Nafaka, kelime anlamı itibariyle geçimlik, geçinmek için ödenen paradır. Hukuken nafaka, bir kimsenin geçinmesine yardım amaçlı olarak, tutarı ve ödeme şekli mahkeme tarafından belirlenen ve yükümlüsünün ödemek zorunda olduğu paradır. Bir diğer anlatımla nafaka, kanundaki şartlar dahilinde, yoksulluğa düşen ya da ihtiyacı olan tarafa yapılan yardımdır.

Nafakanın bağlanması noktasında yapılan yasal düzenlemede cinsiyet ayrımı yapılmamıştır.
 

Nafaka uygulamada aylık olarak ödenme şeklinde hüküm altına alınmaktadır. Bazı nafaka türlerinde nafakanın toplu ödenmesinin kararlaştırılması da mümkündür.

Nafaka almak için, bu konuda bir mahkeme kararı olmalıdır.

Peki mahkemeler kimler için, nafaka kararı vermektedir?
.
* Boşanma davası açmaksızın; eve bakmayan, ihtiyaçları karşılamayan taraftan nafaka talep edilebilir.
.
* Boşanma ya da ayrılık davası açarak, nafaka talep edilebilir.
.
* Çocuk, kimin yanında kalıyorsa, diğer taraftan nafaka talep edilebilir.
.
.* Yardım edilmediği halde yoksulluğa düşecek olan,
- ALT SOY (çocuk, torun)
- ÜST SOY (anne, baba, dede, büyükanne)
- KARDEŞLER
nafaka talep edebilirler.

Nafakanın türleri

Yardım nafakası: Boşanma davası açmadan evin giderleri için ihtiyacı bulunan eş ya da yoksulluğa düşen altsoy, üst soy, kardeşler tarafından talep edilebilen nafaka türüdür. 

Tedbir nafakası: Her türlü nafaka için dava tarihi itibariyle talep edilen ve kaldırılmadığı takdirde mahkemenin asıl kararını verdiği tarihe kadar geçerliliğini koruyan nafakadır.

İştirak nafakası: Çocuğun giderleri için, velayet hakkı sahibi olan tarafa çocuk adına ödenen nafaka türüdür.

Yoksulluk nafakası: Boşanma davası sonunda yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilen nafaka türüdür. Nafaka talep edenin kusursuz ya da karşı taraftan daha az kusurlu olması gerekmektedir.

Nafakayı belirleyen bir takım kriterler:

Nafakaya ilişkin kararlar, Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen kıstaslar dahilinde verilmektedir. Buna göre;

*tarafların ekonomik durumu (maaş, ek gelir, ek ödenek, mal varlığı ....)

*nafaka bağlanacak kişinin yaşı
... özellikle çocukların hangi yaş döneminde olduğu, eğitim ihtiyacı vs...
... nafaka bağlanan eşin bundan sonra çalışıp çalışamayacağı, iş tecrübesi veya çalışmaya engel bir durum olup olmadığı ....

* yeme, içme, giyinme barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi temel bireysel ihtiyaçlar

* kusur (sadece boşanma davası sonunda verilecek yoksulluk nafakası açısından önemlidir)

* yoksulluk (yoksulluk ve yardım nafakası için söz konusudur. Çocuk için bağlanan iştirak nafakasında tarafların gelir durumuna göre katkı oranı belirlenir.)

* hakimin takdir yetkisi
Dosyadaki somut durum ve tarafların ihtiyacı gözetilerek hakim tarafından nafaka tayin edilmekte ya da nafaka talebi reddedilebilmektedir.

Çalışan taraf nafaka alabilir mi?

Toplumdaki düşünce sadece kadının ve çalışmamak kaydıyla nafaka aldığı yönündedir. Halbuki daha önce belirtildiği üzere, nafaka hükmedilmesinde kadın-erkek ayrımı yapılmamakla birlikte, nafaka talebinde bulunan taraf, çalışıyor olsa da nafakaya hak kazanabilir.

Nafaka kişinin çalışmıyor olmasına endeksli değildir ancak kişinin çalışmıyor olması, bağlanacak nafakanın miktarında etkili olmaktadır.

Talep ettiğimiz nafakaya ilişkin, olumlu bir karar aldıktan sonra ne yapmalıyız?

Asıl olan nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin, mahkemenin kararı çerçevesinde, başlangıç tarihinden itibaren nafakayı ödemesidir. Uygulamada en çok karşılaşılan sorun, nafakanın mahkeme kararına rağmen ödenmemesidir. Peki bu durumda nasıl bir yol izlenmelidir?

Bu noktada yapılacak işlem, nafaka ödeyecek kişi hakkında,

nafakanın türüne göre

*İLAMLI(mahkemenin nihai kararı varsa) ya da

*İLAMSIZ(mahkemenin ARA kararı varsa) icra takibi başlatmaktır.

İcra takibi kesinleştikten sonra(takip türüne göre, borçluya yapılan tebligat tarihinden itibaren İTİRAZ veya ÖDEME süresi geçtikten sonra),
* İcra prosedürü kapsamında her türlü haciz işlemi yapılabilir.
* Nafaka borçlusu EMEKLİ OLSA BİLE, nafaka borcu nedeni ile maaşına haciz konulması mümkündür.

* Nafaka ödememe sebebi ile kişi hakkında icra mahkemesine şikayette bulunulabilir.

Nafaka borcunun ödenmemesine ilişkin cezai yaptırım İcra İflas Kanunu md. 344’te düzenlenmiş olup, kanun metninde "nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen..." ibaresi yer almaktadır. Bu kapsamda nafakanın hiç ödenmemesi ya da KISMEN ödenmesi halinde, şikayette bulunulabilecektir.

Nafaka ödememe şikayeti, belirli kriterlere haiz olup, süresinde yapılan şikayetler sonucu, borcunu halen ödemeyen, borçlu hakkında 3 aya kadar TAZYİK HAPSİ CEZASI verilmektedir. Kişiye hapis cezasının infazı, şikayet edilen döneme ait nafaka borcunu, ortadan kaldırmamaktadır.

Nafakanın süresi var mıdır?

Nafaka, mevcut düzenleme kapsamında süreli olarak bağlanmamaktadır. Nafakanın süreli olarak düzenlenmesi, talabe bağlı olarak gerçekleşebilecektir.


Nafakayı sona erdiren sebepler mevcut ise, nafaka KENDİLİĞİNDEN sona erebileceği gibi, NAFAKANIN KALDIRILMASI ya da AZALTILMASI mahkemeden talep edilebilecektir.
.
* Taraflardan birinin ölümü,
-davadan/haktan vazgeçme, feragat etme
-iştirak nafakasında çocuğun kanun kapsamında ergin sayıldığı haller(istisna: eğitimin devam etmesi)
- yoksulluk nafakası alan kişinin evlenmesi
- çocuğun velâyetinin değişmesi
nafakanın kendiliğinden sona erdiği hallere örnek olarak verilebilir. .


* Nafaka alacaklısının maddi durumunda iyileşme,
- nafaka alacaklısının evli gibi hayat sürmesi,
- nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi
-nafaka yükümlüsü açısından hakkaniyet gereği nafakanın kaldırılması ya da indirilmesinin gerekmesi
Halleri nafakanın dava yolu ile sona ermesine ya da azaltılmasına sebebiyet veren olaylara örnek teşkil etmektedir.

Nafaka süresiz olarak hükmedilse de, yukarıda belirtilen hallerin varlığı otomatik olarak nafakanın süresini etkileyecektir.

Uygulamada nafakanın kadın lehine hükmedilmesi ve süresiz oluşu tepki alsa da, kadının toplum içindeki konumu, boşanan kadına bakış açısı, ev hanımı olarak hayatını devam ettiren kişinin iş bulmada yaşayacağı sıkıntılar, hatta belli yaştan sonra iş bulmanın çok zor olması nafakanın süresiz düzenlenme sebeplerindendir.

Nafaka bir hak olup, talep edilmesi de olağandır. Ancak yukarıdaki örnekler kapsamında suistimal durumu varsa bunlar dava konusu edilebilecektir.


"Nafaka alacaklarında zamanaşımı olur mu?"

Bu soru hem nafaka alacaklısı hem de nafaka borçlusu tarafından merak edilmektedir.

Nafaka mahkeme kararı ile doğmakta olan bir alacaktır. Genel itibariyle mahkeme ilamı on yıllık bir süre için anlam ifade etmektedir. Nafaka alacağında ise durum biraz farklılık arz etmektedir.

Nafaka aylık olarak hükmedilmekte ve her ay için yeni bir nafaka borcu doğmaktadır. Her yeni nafaka alacağı için yani her bir ay için 10 yıllık zamanaşımı söz konusudur.

Nafakada artış mümkün müdür?


Gerek nafaka talepli açılan davalarda, gerek boşanma davası ile istenen nafakada, nafakaya yıllık artış istenebilir.

Nafakaya ilişkin mahkeme kararından sonra, (daha önce artış oranı kararlaştırılmış olsa da olmasa da) nafaka yetersiz gelmeye başladığında, NAFAKA ARTIRIM DAVASI açılabilir.

Günümüz şartlarında PARANIN ALIM GÜCÜ sürekli düşme eğilimindedir. Nafakanın ilerleyen yıllarda ihtiyaçları karşılamaya yetmemeye başlaması beklenen bir durumdur. Bunun dışında nafaka borçlusunun MALİ GÜCÜNDE İYİLEŞME olmuş olabilir Nafaka alacaklısı çalışırken işgöremez hale gelip, GELİRİNDE AZALMA yaşayabilir. Benzer durumlarda ve hakkaniyet gerektiren hallerde, nafakanın artırılmasına, yıllık artış oranı tayinine, artış oranının artırılmasına karar verilebilecektir.

Boşanma davası açılırken, nafaka talep edilmemişse, mahkeme asıl kararını verinceye kadar dava yargılaması süresince nafaka talep edilebilir.

İster anlaşmalı ister çekişmeli olsun, boşanma davasında nafakaya ilişkin herhangi bir talepte bulunulmamışsa, EN GEÇ BOŞANMA KARARININ KESİNLEŞMESİNDEN İTİBAREN 1YIL İÇİNDE NAFAKA TALEPLİ DAVA AÇILABİLİR.

Boşanma davasında, NAFAKA HAKKINDAN AÇIKÇA VAZGEÇİLMİŞSE, bir daha NAFAKA TALEBİ MÜMKÜN OLMAYACAKTIR.

YORUM EKLE

banner9

banner4

banner8

banner3