Ak Parti, Erdoğan’ın bütün ikazlarına rağmen bir türlü me(n)tal yorgunluktan kurtulup üzerindeki ataletten sıyrılamadı.

Her geçen gün toparlanıp kendine gelmesi gerekirken tam tersi partinin irtifa kaybettiğinin farkında olan reis, Yeniden Diriliş için start verdi.

Önce direksiyonun başına geçti, akabinde, bir taraftan toparlanıp eski gücünü elde etmek için farklı stratejiler geliştirip diğer taraftan teşkilatları farklı konularda ikaz ederek gereğinin yapılmasını emretti.

Bu stratejilerden biri hatta en önemlisi; FETÖ ile mücadele konusunda herkesin altına çekinmeden imzasını atabileceği tespitleriydi ki o da; ihanetçilerin dışarıda cirit atarken ibadetçilerin içeride olduklarıydı.

Bir diğer ikazı ise teşkilatların laçkalaştığı, teşkilat yöneticilerinin me(n)tal yorgunluk içerisinde oldukları ve bir an önce bu mental yorgunluktan arınıp partiyi kendi menfaatleri doğrultusunda kullananların kıskacından kurtarmaları gerektiğiydi.

Bilindiği üzere bu ikazlarla birlikte Ak Parti bütün illerde kongre sürecine girdi ama her iki ikaz da ne yazık ki dikkate alınmadı.

Ne FETÖ ile mücadele konusunda adil bir yargılama sağlanabildi, ne de ahbap çavuş ilişkileri bir tarafa bırakılarak parti teşkilatları gönül esaslı çalışabilecek Ak Sevdalılara bırakılabildi.

Zaten Reis bu ikazların dikkate alınmayacağından emindi ki parti yöneticilerinin sayılarını 50’den 30’lara düşürdü.

Buna rağmen gidişat reisin arzu ettiği minvale bir türlü giremedi. 

Yani halka tepeden bakan, vatandaşla göz hizasında konuşmaktan aciz yöneticiler ne yazık ki Ak Partinin kendine gelmesini bir kez daha engelledi.

Bu engelin ortadan kalkması için teşkilat genelinde; “küçük olsun yeter ki benim olsun” mantığında olanların temizlenmesi gerekiyor, ki; bu da asla ve asla mümkün değil.

Reis de bunun farkında olacak ki; Yeniden Diriliş hareketine meydanları ısıtarak devam edecek.

15 yıllık bir iktidarlık sürecinde hiç akledilmese de; önce Malazgirt Zaferi, ardından kuvvetle muhtemel Diyarbakır’ın Fethi…

Güneşin doğudan doğduğu gerçeğiyle hareket eden Reis doğunun referandumda kendisine sunduğu katkının farkında çünkü…

Siyaseti düz mantıkla okuyanlar bu reflekslerin yerinde hamleler olduğunu düşünebilir bu hamlelerin yeniden dirilişi sağlayabileceğine inanabilirler.

Ancak bana göre durum pek de öyle değil.

Zira gelinen noktada istedikleri kadar meydanları dolgu malzemeleri ile doldurup atalarımızın zaferlerinden kendilerine pay çıkaracakları kadar çıkartsınlar, bu metodla yeniden ayağa kalkmak mümkün değil.

Yeni formüllerle meydanları inletmekten ziyade öze dönmek gerek, halkın anladığı dille konuşmak gerek.

Bunun için de özelden genele bir hareket tarzı belirleyip siyasete yerelden ayar vermek lazım.

Önce teşkilatlarda yeni bir mıntıka temizliği, ardından Belediyelerdeki kokuşmuşluklara son vererek yolsuzlukların üzerine gidip failleri kendi elleriyle yargıya teslim etme yeniden diriliş için en güçlü referans olur.

Sonrası çok kolay…

Seçim sathı mailine girildiğinde her ilde kitleleri arkasından çekebilecek Saygın, 

Sevilen, 

Kanaat önderliği yapabilecek isimler ile birlikte;

Yıpranmamış, 

Defosuz ve bulunduğu makamların hakkını verip rüştünü bihakkın ispatlamış, 

Gözü tok,

Gönlü alçak, 

Kendisine verilen makamlarla izzet bulmamış,

Oturduğu makamlara izzet kazandırmış bürokratları kendisine yol arkadaşı edinerek Yeniden Dirilişi pek ala sağlayabilir…

Aksi takdirde meydanlarda geçmişle övünüp hava atmakla, 15 yıl içerisinde ülkeye kazandırılan yol, köprü, hastane ve havalimanlarıyla övünmekle Yeniden Diriliş asla ve asla sağlanamaz.

Yani demem o ki; kolayı zor etmenin hiçbir anlamı yok.

Zira me(n)tal yorgunluktan dolayı ataleti üzerinden atamayan teşkilatı ve tabanı bir araya getirip eski gücünüzü elde etmek adına meydanlarda coşmak size mantıklı gelebilir.

Ancak etrafınızda milyonlarca Enis (dost),  yüz binlerce Yavuz, on binlerce Yıldırım varken dünyaya yeniden nizam verme adına 946 yıl öncesine gidip meydanlarda Malazgirt ruhunu yeniden canlandırmak için Alparslan rollerine soyunmanıza gerek yok.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner88