UZLAŞTIRMA KURUMUNA GENEL BAKIŞ

Uzlaşma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adlî makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir yöntem olup, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak, devletin de ceza soruşturması ve kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin, barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurum şeklinde tanımlanmaktadır.

Uzlaşma, Türk Ceza Hukuku sistemi içerisine ilk defa getirildiğinde kendisinden çok şey beklenilen bir kurum olarak düşünüldüğü halde istenilen neticeler elde edilememiş olan bir kurumdur. Ancak son yıllarda bu kurum, değerli üstatlarımızın desteği ve emeğiyle, istenilen neticeleri elde etme yolunda başarılı adımlarını atmaktadır.

Uzlaşma, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından görevlendirilen tarafsız ve bağımsız bir uzlaştırmacı kontrolünde gerçekleştirilir.

Uzlaştırmacı; uzlaşma teklifi sırasında uzlaşmanın içeriği ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçları hakkında taraflara bilgi verir, tarafların sorularını cevaplandırır ve mağdur ile fail arasındaki görüşmeleri kolaylaştırır.

 Peki Kimler Uzlaştırmacı Olabilir?

Öncelikle Avukatlar ve hukuk öğrenimi görmüş kişiler uzlaştırmacı olabilmektedir. Hukuk öğrenimi görmüş kişilerden üniversitelerin hukuk fakültesinden mezun olmuş veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren Siyasal Bilgiler, İdari Bilimler, İktisat ve Maliye Alanlarında en az dört yıllık öğrenim yapan kişileri kapsamaktadır.

Uzlaştırma Teklifini Kim Yapar?

 Uzlaştırma Teklifini yalnızca uzlaştırmacı yapar. Uzlaştırma bürosundan sorumlu Cumhuriyet savcısı tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Soruşturma ve kovuşturma sırasında Cumhuriyet savcısı, hakim ya da adli kolluk görevlileri şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunamazlar.

Uzlaştırma Süreci Fail veya Mağdurun Rızası Dışında Başlar mı?

Uzlaştırma süreci tarafların kabulüyle başlar, taraflardan herhangi biri uzlaşmayı kabul etmediğini beyan ettiği takdirde süreç işlemez. Taraflar uzlaşma sağlanana kadar bu yöndeki iradelerinden her zaman vazgeçebilecektir.

Uzlaştırma İşlemleri Ne Kadar Sürer?

Uzlaştırmacının, dosya içindeki belgelerin birer örneğinin kendisine verilmesinden itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırması gerekmektedir. Bu süre en çok 20 gün uzatılabilir.

Uzlaştırmacıya Para Ödeyecek miyiz? Uzlaştırma İşlemleri Ücretli mi?

Hayır. Tüm uzlaştırma işlemleri ücretsizdir. Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, şüpheli ya da sanık uzlaştırma giderlerini ödemez. Bu giderler Devlet Hazinesi'nden karşılanır.

Uzlaştırmada Edim Konuları Neler Olabilir?

Edim;

  • Fiilden kaynaklanan maddi veya manevi zararın tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hale getirilmesi,
  • Mağdurun veya suçtan zarar görenin haklarına halef olan üçüncü kişi ya da kişilerin maddi veya manevi zararların tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hale getirilmesi,
  • Bir kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluş ile yardıma muhtaç kişi ya da kişilere bağış yapmak gibi edimlerde bulunulması,
  • Mağdur, suçtan zarar gören, bunların gösterecekleri üçüncü şahıs veya bir kamu kurumu ya da kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluşun belirli hizmetlerinin geçici süreyle yerine getirilmesi,   
  • Topluma faydalı birey olmayı sağlayacak bir programa katılımın sağlanması,
  • Mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesi, olabilecektir.
  • Edimin hukuka ve genel ahlaka aykırı olamayacağı da dikkate alınmalıdır.

Buna ek olarak taraflar uzlaştırma süreci sonunda edimsiz olarak da uzlaşabilirler. Uzlaştırma sonunda kararlaştırılan edim birden fazla da olabilir. Uzlaştırma müzakereleri sonunda taraflar belli bir edimin yerine getirilmesi konusunda anlaşabilecekleri gibi birden fazla edimin yerine getirilmesi konusunda da uzlaşabilirler.

Uzlaştırma Kurumunun Mağdura Faydaları Nelerdir?

Uzlaştırma Kurumunun mağdur odaklı olduğunu söyleyebiliriz. Uygulama da genellikle mağdurların uzlaşmaya olumsuz baktığı görülmektedir. O halde uzlaştırma kurumunun mağdura faydalarına bakmakta yarar vardır. Uzlaştırma kurumu, suç mağduru olan kişinin yaşadığı güven bunalımı, korku ve tehlike algısının düzelmesine katkı sağlamaktadır. Mağdura özür dilenmesini isteme veya belirlenecek edim ile maddi/manevi zararının tazmini sağlama fırsatı sunmaktadır.

Tazminatın gerçekten ödenme şansı arttırıp, uzun süreli yargılama boyunca mahkemeye gidilmemesini sağlamaktadır. Taraflarda adaletin yerine geldiği duygusunun tesis edilmesine katkı sunması da göz ardı edilmemelidir.

Uzlaştırma Kurumunun Faile Faydaları Nelerdir?

 Uzlaştırma Kurumu esasen fail açısından daha avantajlıdır. Faile, suçun muhatabı üzerinde yarattığı etkiyi görmesi fırsatını sunmakta, Failin devlete karşı değil mağdura karşı şahsen sorumlu olmasını sağlamakta, failin yeniden suç işleme ihtimali azaltma,

Taraflarda adaletin yerine geldiği duygusunun tesis edilmesine katkı sunma, Faile sadece cezalandırılmak yerine hatalarını telafi etme fırsatı sunma ve failin filinin gerekçesini açıklama ve özür dileme fırsatı olur.

 İlk kez suç işleyen kişilere (özellikle çocuk suçlarında) ceza ve sabıka kaydı almadan, toplumda suçlu damgası yemeden hayatına devam etme fırsatı sunmaktadır.

 Failin infaz kurumuna girmesini engellemekte ve kurumda diğer suçlulardan etkilenerek tahliye sonrasında yeniden suç işleme ihtimalini önlemektedir.

Mağdurun Uzlaşma Teklifini Kabul Etmesi ve Uzlaştırma Görüşmesi Yapması Haklarından Vazgeçtiği Anlamına Gelir mi?


Mağdur ya da suçtan zarar görenin uzlaşma teklifini kabul etmesi ve uzlaştırma görüşmesi yapması, haklarından vazgeçtiği anlamına gelmez.


 

Genellikle toplumda şöyle bir algı mevcut. Eğer uzlaşma teklifini kabul edersem suçu kabul etmiş sayılırım. Bu kesinlikle yanlış bir algıdır.


Şüpheli ya da sanığın uzlaşma teklifini kabul etmesi ve uzlaştırma görüşmesi yapması suçu kabul ettiği anlamına gelmez.


Uzlaştırma Müzakerelerine Kimler Katılabilir?

Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülür. Gizlilik esas olduğu için müzakerelere sadece şüpheli, müdafi, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi ya da vekili katılabilir. Uzlaştırma müzakerelerine katılacak kişiler kanunda tek tek sayılmıştır. Burada sınırlı sayılılık söz konusudur. Bu nedenle yukarıda sayılanlar dışında hiç kimse; uzlaştırma müzakeresine katılamaz. Uygulama taraflar, eşleriyle birlikte ya da aile fertlerinden birisiyle müzakereye katılmak için uzlaştırmacıya ricada bulunmakta olduğunu duyuyoruz. Böyle bir uygulama söz konusu değildir. Kanun bu konuda çok nettir.

Alternatif Çözümler Daire Başkanlığına Ait İnternet Sitesinde Yayınlanmış Uzlaştırma Örnekleri

  • ’Huzurevine bağış yaparak yargılanmaktan kurtuldu.’’ Samsun'da eski iş yeri sorumlusuna tehdit ve hakarette bulunduğu, aracına zarar verdiği iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan kişi, huzurevi sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılaması şartını kabul ederek yargılanmaktan kurtuldu.
  • Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanan çocuğun uzlaşma talebi İstiklal Marşı’nı ezberlemesiyle kabul edildi.

  • Adapazarı’nda kadın sürücüyle tartışan ve ‘Seni ezer geçerim diyen M.K adliyelik oldu. Uzlaşma yoluyla 101 çiçeği kadınlara dağıtmayı kabul eden M.K, hakim karşısına çıkmaktan kurtuldu.

  • İstanbul’da trafikte çıkan tartışma, huzurevi ziyaretiyle tatlıya bağlandı. Mecidiyeköy’de trafikte tartışan iki sürücüden Serkan T. diğer sürücü Mehmet A.’ya küfretti. Bunun üzerine Mehmet A. savcılığa başvurarak kendisine küfreden sürücüden şikâyetçi oldu. Hakaret suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle savcılık, dosyayı Uzlaştırma Bürosu’na gönderdi. Bunun üzerine savcılık uzlaşmacısı şikâyetçi tarafı arayarak uzlaşma teklifinde bulundu. Şikâyetçi Mehmet A. kendisine küfreden Serkan T.’nin bayramda huzurevindeki yaşlıları ziyaret etmesi karşılığında şikâyetinden vazgeçeceğini belirtti. Bu koşulu kabul eden Serkan T. de bayram arifesinde huzurevinin yolunu tuttu. Huzurevinde kalan yaşlıları ziyaret edip bayramlarını kutlayan Serkan T.’nin huzurevinde çekilen fotoğrafları da dosyaya delil olarak konuldu. Serkan T.’nin yaptığı ziyaret karşılığında şikâyetçi Mehmet A. da şikâyetinden vazgeçti ve dosya kapandı.

Yukarıda ki örnekler gerçekten de uzlaştırma kurumunun faydalarını ve avantajlarını gösteren örnekler. 2015 yılında Türkiye genelinde uzlaşma sağlanan dosya sayısı 17 bin 319 iken bu sayı 2016'da 7 bin 817 oldu, 2017'de 223 bin 469'e ve 2018'de de 208 bin 14'e yükseldi. 2018 yılında uzlaşma sağlanan dosya oranı yüzde 81 olurken, uzlaşma sağlanamayan dosya oranı ise yüzde 19 olarak belirtildi. 2018 yılında uzlaşma bürosuna gönderilen toplam dosya sayısı 497 bin 775, uzlaştırma işlemleri devam eden dosya sayısı 83 bin 724, uzlaşma teklifi olumsuz sonuçlanan dosya sayısı 158 bin 89, uzlaşma sağlanamayan dosya sayısı 47 bin 848 ve uzlaşma sağlanan dosya sayısı da 208 bin 14 oldu. İzmir'de uzlaşma sağlanan dosya sayısı 15 bin 320, uzlaşma sağlanamayan dosya sayısı ise 3 bin 133 oldu. 2019 – 2020 yıllarında ise bu oranlar arttı.

Uzlaştırma, onarıcı adalet anlayışına hizmet eden, suçtan zarar gören ile suç işlediği iddia edilen şüpheliye sunulmuş kanuni bir hak. Bir avukat olarak kesinlikle uzlaştırma kurumunu destekliyorum. Uzlaştırma, kanunda düzenlenen belirli suçlarda tarafların özgür iradeleriyle kabul etmeleriyle birlikte uygulanıyor. Her suçta uzlaştırma kurumundan faydalanılamıyor doğal olarak. Uzlaştırma ile mahkemeye gitmeden mağdurun zararı giderilebiliyor, fail de yargılanmaktan ve ceza almaktan kurtulabiliyor. Üstelik uzlaştırmanın sağlanması halinde taraflar hiçbir masraf ve ücret ödemiyorlar. Uzlaştırma tamamen ücretsiz. Uzlaştırmanın şüpheli ile mağdura sağladığı faydaların yanında bir de toplumsal faydaları var. Uzlaştırmada kararı taraflar verdiği için toplumsal barışa da büyük katkıları olmakta. Yargının iş yükü de hafiflemiş olmakla birlikte, devlet hazinesinde de büyük miktarda tasarruf sağlanmakta.  Uzlaştırmada fail tarafından mağdura tazminat ödenebileceği gibi, mağdurun adına bir hayır kurumuna bağış yapılması da mümkün. Edimler konusunda önemli olan hukuka ve ahlaka aykırı olmaması. Taraflar birbirlerinin suç nedeniyle ortaya çıkan duygularını anlayarak hiçbir edim talep etmeden de uzlaşabiliyorlar. Yahut şüpheli mağdurdan özür dilemek suretiyle bir uzlaşmanın yapılması da mümkün. Hukuk sistemimiz iyi ki bizleri böyle bir alternatif çözümle tanıştırmış. Uzlaştırma ile kararda söz sahibi olalım, adalet için uzlaşalım. Çünkü uzlaştırma da kaybeden yok..                             

Av. Fatma SOFİ

YORUM EKLE

banner4

banner3