ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI

“Anlaşmalı Boşanma” son zamanlarda arama motorlarında en sık kullanılan anahtar kelimelerden biri haline geldi diyebiliriz. Bazen evliliklerde işler istenildiği veya planlandığı gibi gitmeyebilir. Başka bir ifadeyle, evlenirken kurduğunuz toz pembe hayallerin pembesi gitmiş tozu kalmış olabilir. Bir bakmışsınız eşinizle paylaşacağınız hiçbir şey kalmamıştır. Ortak olan tek şeyin çocuklarınız olduğunu anlamış olabilirsiniz. Ya da iletişim sorunu, kavga, kıskançlık, aşağılama, şiddet, hakaret, aldatma, özgürlük kısıtlaması, saygı-sevgi eksikliği, güven kaybı gibi problemler evliliği yıpratmıştır. Belki bir zamanlar hayatınızı güzelleştiren, hayran olduğunuz eşinizi artık tanıyamıyorsunuzdur, belki de sorun sizdedir ve bir bakmışsınız çözmeniz gereken sorunlarla karşı karşıyasınızdır.

Evlilik içinde söz konusu olan sorunlara çözüm bulun(a)madığı takdirde ise maalesef ki bu sorunlar ayrılma nedenine dönüşebilecek ve sonuç boşanmaya kadar gidebilecektir. 

Boşanmak isteyen çiftlerin ise yolu her türlü Aile Mahkemesinden geçecektir. Aile Mahkemesine gitmeden boşanmak kaçınılmazdır. Boşanma işlemini anlaşmalı olarak gerçekleştirmeyi kararlaştırmak ise bu sonucu değiştirmeyecektir. 

Boşanma sürecinde maddi, manevi daha az yıpranmak veya hiç yıpranmamak ve boşanmayı kısa sürede neticelendirmek boşanmak isteyen eşlerin elindedir.

BOŞANMAYI DAHA AZ YIPRANACAK ŞEKİLDE YAPMANIN YOLLARI VAR MIDIR? ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI AÇMAK AVANTAJLI MIDIR?

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu boşanmak isteyen eşlere çekişmeli boşanma davası açma hakkı tanıdığı gibi anlaşmalı olarak boşanabilmeleri imkânı da sağlamıştır. 

Eşlerin boşanma ile ilgili tüm hukuki sonuçlar üzerinde uzlaş(a)mamaları ve de 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 166. Maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen anlaşma şartlarında anlaş(a)mamaları halinde boşanmak isteyen eşler bakımından çekişmeli boşanma davası kaçınılmaz olacaktır.

Asıl konumuz olan anlaşmalı boşanma davası ise çekişmeli boşanma davasına kıyasla daha çabuk neticelenecek olup maddi, manevi daha az can acıtacaktır diyebiliriz. Aksi takdirde boşanma konusunda uzlaş(a)mayan eşlerin boşanma süreci uzayacak olup, maddi ve manevi yıpranmalar artabilecektir.

Ayrılmak isteyen eşler çoğunlukla “can cümleden azizdir” mantığıyla hareket ederler. Her iki tarafın da bencil davranıp önce kendilerini düşündüğü noktada maalesef ki anlaşma şartlarında uzlaşmak oldukça zor olacaktır. Oysa dostane boşanmanın birçok avantajı vardır. Bunlardan birkaçını sayacak olursak;

  • Maddi Avantaj: Taraflardan biri kendisini temsil etmesi için bir avukat ile anlaştığında diğer eşin başka bir avukat ile anlaşmasına gerek kalmayacaktır. Boşanmak isteyen eşlerden yalnızca birinin bir avukat ile anlaşması halinde anlaşılan avukat ile ilerlemek yeterli olacaktır. Tek bir avukat ile anlaşmak ise taraflara maddi bir avantaj sağlayacaktır.

Çekişmeli boşanma davalarının maliyeti anlaşmalı boşanma davalarına nazaran daha fazladır. Şöyle ki; Anlaşmalı boşanma davalarında tanık delili ve diğer delillerin bildirilmesine veya getirtilmesine gerek olmadığından bunlar için ayrıca masraf yapmaya gerek yoktur. Fakat çekişmeli boşanma davalarında tanık deliline ve başkaca delillere dayanıldığında yargılama giderleri değişiklik ve artış gösterecektir.

  • Manevi Avantaj: Çekişmeli boşanma davalarında taraflar her duruşma öncesi gerginlik yaşayacaklardır ve dava sürdükçe her duruşma öncesi bir stres yaşayacaklardır. Oysa anlaşmalı boşanma davalarında taraflar kısa sürede boşanacaklarından kendilerini daha kısa sürede toparlayabileceklerdir ve eşler daha kısa sürede hayatta yeni bir sayfa açabileceklerdir.

  • Süre/Zaman Avantajı: Anlaşmalı boşanma süreci çekişmeli boşanmaya nazaran çok daha kısa sürecektir. Anlaşmalı boşanma davasının sonuçlanması dava açılış tarihinden itibaren en fazla 1-2 ay içinde sonuçlanacaktır. Aşağıda bahsedeceğimiz anlaşmalı boşanma için aranan şartlar yerine getirildiğinde tek celsede boşanmak mümkün olacaktır.

Anlaşmalı olarak boşanmak istemeniz halinde sürekli olarak ve de uzunca bir süre avukatınız veya tanıklarınız ile görüşmeniz gerekmeyeceğinden ve de sürekli olarak yazışmalar yapmak zorunda kalmayacağınızdan zamandan tasarruf edebileceksiniz. Oysa çekişmeli boşanma davalarında taraflar sürekli olarak avukatları, tanıkları ile iletişim halinde kalıp sık sık aramalar, yazışmalar yapmaktadırlar.

ANLAŞMALI BOŞANMAK İSTİYORSAM HANGİ ŞARTLARI YERİNE GETİRMELİYİM?

Boşanma sürecini maddi, manevi daha az yıpranmayla veya yıpranmadan atlatabilmek için yukarıda da bahsettiğimiz üzere Türk Medeni Kanunun 166. Maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen anlaşma şartlarına uyulmalıdır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 166/3: ‘‘Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.’’

O halde anlaşmalı boşanma kararının verilebilmesi için kanunda belirlenen şartlar aşağıdaki gibidir:

  1. Dava açıldığı tarihte evlenme tarihinin üzerinden 1 sene geçmiş olmalıdır: Anlaşmalı olarak boşanmak isteyenlerin evliliklerinin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir. Dava açıldığında 1 yıllık süre dolmamış olabilir. Bu durum anlaşmalı boşanma kararı verilmesini engelleyecektir. Lakin yargılama devam ederken 1 yıllık sürenin dolması halinde dava şartı bakımından sorun kalmayacaktır. 
  2. Boşanmak için eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi gerekmektedir: Yani her iki tarafın da boşanmak istediklerine dair iradelerini ortaya koymaları gerekmektedir. Bu halde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilecektir.
  3. Hakimin tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekmektedir: Bu durumda anlaşmalı boşanma protokolü taraflarca imzalanıp, mahkemeye sunulmuş olsa da eşlerin (avukat ile temsil ediliyorlarsa bile) bizzat mahkemede bulunmaları gerekmektedir. Aksi takdirde hakim tarafların iradelerini serbestçe açıkladığına kanaat getiremeyecektir ve anlaşmalı olarak boşanmak mümkün olmayacaktır.
  4. Tarafların boşanmanın mali sonuçları hususunda anlaşmış olmaları gerekmektedir. 

Buna göre;

  • Evlilik içerisinde edinilen malların veya bedellerinin paylaşımı hususunda veya herhangi bir eşya/mal/mal bedeli talebi yok ise bu hususta anlaştıklarına ilişkin bir düzenleme yapılmış olması gerekmektedir.
  • Boşanmaya ilişkin tarafların maddi, manevi tazminat ile ilgili taleplerinin olup olmadığı varsa miktar hususunda taraflar anlaşmış olmalıdır.
  • Boşanmaya ilişkin tarafların nafaka ile ilgili taleplerinin olup olmadığı, varsa miktar hususunda taraflar anlaşmış olmalıdır.
  1. Tarafların (varsa) çocuğun velayetini kimin alacağı konusunda anlaşmış olmaları gerekmektedir: Tarafların (varsa) çocukların durumu hususunda anlaşmış olmaları gerekmektedir. Ve hakimin çocukların durumu ile ilgili yapılan düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Maddede açıklandığı gibi hakim çocuklarla ilgili taraflarca yapılan düzenlemeye müdahale edebilecektir ve taraflar arasında çocuklarla ilgili yapılan anlaşmada çocuğun menfaati doğrultusunda gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilecektir. Bu değişikliklerin ise boşanacak eşler tarafından da kabul edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde ortada bir anlaşmazlık olduğundan anlaşmalı boşanma gerçekleşmeyecektir.

Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmesi için yukarıdaki şartların varlığı aranmakla birlikte anlaşmalı boşanma protokolünün konusu imkansız olan hükümleri içermemesine ve kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına aykırı olmamasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde hakim tarafları boşamayacaktır.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMELER HANGİLERİDİR? 

“Anlaşmalı boşanma davasını hangi mahkemede ve neredeki mahkemede açmalıyım?” sorusuna gelince;

Öncelikle görevli mahkeme bakımından; anlaşmalı boşanma davasına bakacak olan görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.

Yetkili mahkemeye gelince; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 167. Maddesinde düzenlendiği üzere; Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

ANLAŞMALI OLARAK BOŞANMAK İÇİN BİR AVUKAT İLE ANLAŞMAM GEREKİR Mİ?

Anlaşmalı boşanma kararı almak için eşlerin kendilerini bir avukat ile temsil ettirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Eşlerin davayı bir avukat ile anlaşmadan bizzat takip etmeleri mümkün olup bu husus tamamen tarafların inisiyatifindedir.

Kendi haklarını bir avukat desteği almadan bizzat korumak isteyen tarafların sonradan daha büyük maddi, manevi ve hukuki kayıplarla karşılaşmamak için dikkatli işlem yapmaları gerekmektedir.

Maalesef uygulamada avukatlık ücreti ödemekten kaçınmak amacıyla anlaşmalı boşanmak isteyen eşler Internet üzerinden yaptıkları araştırmalar yetersiz veya yanlış olduğunda, alanında uzman olmayan kişilerin yanıltıcı tavsiyelerine uyduklarında veya anlaşmalı boşanma protokolünü ve diğer evrakları yine alanında uzman olmayan hatta avukat olmayan kişilere hazırlattıklarında maddi ve hukuki kayıplarla karşılaşmaktadırlar. İşi ehline vermeyen meydana gelebilecek zararlara katlanmaya da hazır olmalıdır. Ee ne demişler? "Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinde taşısın".

Av. Burçin SUNGUR
İstanbul Barosu Avukatı

                        

YORUM EKLE

banner4

banner3