KANUN DEĞİŞTİ!

Avukat Emine Nalçacı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda değişiklikler yapıldığını ve değişikliklerle birlikte bir davayı avukatla takip etmenin öneminin arttığını belirterek, “Usulden kaynaklı bir hata yüzünden; esasen haklı taraf, haksız konumuna düşebilir” dedi.

KANUN DEĞİŞTİ!

1 Eylül  itibariyle adli tatil sona erdi, yeni adli dönem başladı. Hukuk Muhakemeleri Kanununda bazı değişiklikler yapıldı ve bu değişiklikler 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe girdi. Yeni değişiklikler ile bir davayı avukatla takip etmenin önemi arttı. Tarafların yaptığı işlemlerde küçük bir eksiklik ya da ihmal büyük hak kayıplarına sebep olacak düzenlemeler mevcut. 2020-2021 adli yılında vatandaşlarımızın bir davayı açarken, cevap dilekçesi verirken yahut Mahkemeler nezdinde bir işlem yaparken çok dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü usulden kaynaklanan bir eksiklik, yanlışlık ya da ihmal davanın seyrinin değişmesine yol açabiliyor. Usulden kaynaklı bir hata yüzünden; esasen haklı taraf, haksız konumuna düşebiliyor, vatandaş bu durumda davanın aleyhine sonuçlanmasına şaşırıyor; ancak bilmiyor ki bir çok davada öncelikle usul inceleniyor, gerekli şartlar tam ise olayın esasına ve detaylarına ancak o zaman geçiliyor. Kanunda yapılan yeni değişiklikleri incelediğimizde, görevsizlik veya yetkisizlik kararının kesin olması halinde de kararın taraflara tebliğ edilmesi, dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin iki haftalık süre, tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olduğunun kanunlaştırıldığını görüyoruz. Kanun değişikliği ile, duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılması hallerine  “yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin bulunması” hali eklendi. Yeni düzenlemeyle yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün menfaatleri olması durumunda duruşmanın bir kısmı ya da tamamı gizli yapılabilecek. Bu durum her somut olaya göre, dosyaya göre değerlendirilecek. Kanun değişikliğinde Yüksek Mahkeme kararlarında sıkça bozma sebebi olan; kesin sürenin hukuki anlam ve sonuçları, kesin sürenin biçimi de netliğe kavuşturulmak istenmiş. Buna göre Hakim; tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilecek, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklayacak ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek, işlemin ilgisine ihtar edecek. Kanun değişikliğinden önce; Yüksek Mahkeme kararlarında Yerel Mahkeme kararlarının sıklıkla bu sebeple bozulduğunu görmekteydik. Kanun değişikliğinde önemli hususlardan biri;  ön inceleme aşamasında delil bildirme uygulamasının kaldırılmış olmasıdır. Bu uygulama açısından çok büyük önem arz etmektedir. Kanun değişikliğinden önce; ön inceleme duruşmasında (genellikle ilk duruşma) taraflar daha önce dilekçelerinde bildirdikleri ancak sunmadıkları delilleri Mahkemeye sunmak için süre isterlerdi ve bu deliller Mahkeme tarafından verilen 2 hafta kesin süre içerisinde sunulmaktaydı. Yeni düzenleme ile bu kaldırılmış olmakla birlikte, ön inceleme aşamasında tanık ve başkaca delil bildirme imkanı bulunmamaktadır. Bu noktada yanılgıya düşüldüğü takdirde vaktinden sonra sunulan delillere itibar edilmeyecektir. Uygulamada kafa karışıklığına sebep olan hususlardan biri de; ek cevap verme süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı hususu idi. Taraflar kanun gereği bir kereye mahsus; cevap verme süresine ek süre talep edebilirler. Ek cevap süresi; bu talebe ilişkin verilen ara kararın tebliğinden itibaren mi başlayacağı,  asıl cevap verme süresinin bitiminden itibaren mi başlayacağı hususu kanunda açık değildi, kafa karışıklığına ve uygulamada bazı farklı kararlara sebebiyet vermekteydi. Kanunda yapılan yeni değişikliklerle, bu husus açıklığa kavuşturularak, ek cevap verme süresinin önceki sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlendi, bu noktada talep üzerine verilen ara kararın tebliğ tarihi önem arz etmemekte. Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki değişiklikler arasında hakimin reddi müessesini ilgilendiren ve başkaca maddelerle ilgili değişiklikler de söz konusu, ben sadece belli başlı olanlara değindim; vatandaşlarımıza tavsiyem internetten kendi araştırmaları ile dilekçe yaz
masaları, arama motorlarında şablon olarak çıkan bir çok dilekçe hatalarla dolu ve ciddi hak kayıplarına yol açacak nitelikte. Vatandaşlarımız avukat olmayan kimselere güvenerek bir davayı takip etmeye çalışmasınlar. Her işte olduğu gibi; bir dava ile ilgili her türlü iş ve işlemde de alanının uzmanlarından hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti alınmalıdır. Vatandaşlarımızın haklı iken haksız duruma düşmemek için avukatla çalışmalarını tavsiye ediyorum, nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan son değişiklik ile bunun önemi kat be kat arttı. Yeni adli yılın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Avukat Emine NALÇACI 

Güncelleme Tarihi: 04 Eylül 2020, 22:04

Elazığmedya

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4

banner3