Köylüler atıl durumdaki okulu onararak müzeye çevirdi, içinde 300 yıllık tarihi eserler var

Elazığ’ın tarihi Harput Mahallesi’ne 17 kilometre uzaklıkta bulunan 80 haneli bir köyde, 25 yıldır atıl durumda olan köy okulu kürsü başı ve müzeden oluşan Kültür Evine dönüştürüldü.

Köylüler atıl durumdaki okulu onararak müzeye çevirdi, içinde 300 yıllık tarihi eserler var

Elazığ’ın tarihi Harput Mahallesi’ne 17 kilometre uzaklıkta bulunan 80 haneli bir köyde, 25 yıldır atıl durumda olan köy okulu kürsü başı ve müzeden oluşan Kültür Evine dönüştürüldü.

Merkeze 17 kilometre uzaklıkta olan 80 hanelik Serince köyü, taşınabilir tarihi eserleriyle dikkat çekiyor. Köyde 1957 yılından 1996’ya kadar öğrenci kabul eden okul, o tarihten sonra öğrenci olmadığından dolayı yaklaşık 25 yıl atıl vaziyette kaldı. Köy sakinlerinden başta Zekayi Akılotu başta olmak üzere atıl durumda olan köy okulu, kısa bir süre içerisinde onarılarak ’kürsü başı’ ve ’müzeden’ oluşan Kültür Evine dönüştürüldü. Tarihi Harput Mahallesi’nin arka bahçesi olarak bilinen köy, müzelerinin en önemli özelliği ise vatandaşlar ellerinde bulunan tarihi eserleri müzeye bağışlıyor. Müzede aralarında küp, eski sandıkların da bulunduğu 70 civarında yaklaşık 300 yıllık tarihi eser bulunuyor.

Kültür Evinin oluşturulmasına öncülük eden köy sakinlerinden Zekayi Akılotu, "Burası, 1957’den 1996’ya kadar okul olarak kullanılmış ve o dönemden beri öğrenci olmadığı için atıl durumda duruyordu. Son dönemde de iki muhtar adayımız vardı ve kendilerine kazanan kim olursa olsun burayı size bir Kültür Evi yapalım dedik. Kazanan muhtarımız buranın çatısını onardı, iç kısmını da bana bırakmasını söyledim. Sağ olsun köylülerle beraber çatıyı onardı. Sonra iç kısmının tadilatını ve buranın dedelerimizin eskiden kullandığı malzemeleri evlerden toplamaya başladım. Burada öğretmenlerimizin, öğrencilerin isimleri ile tarihi malzemeleri araştırmaya çalıştım ve çoğunu da buldum" dedi.

Atıl durumdaki okulu Kültür Evine dönüştürdüğünü belirten Akılotu, "60 metrekarelik bir sınıfı kürsü başı odası olarak tasarladık, diğerini de tarihi müze olarak kullanıyoruz. Burası, kültürel, musiki, yapı ve konuşma olarak Harput’un arka bahçesi diyebiliriz. Burada yaklaşık 300 yıllık malzemeler var. Ben burası ile 1 buçuk sene uğraştım. Bizim köyde malzemelerimiz hep kapıdadır ve kapılar kilitli değildir. İşte Harput kültürünün burada yaşıyoruz. Yani burada katiyen kötü olaylar veya mahkemelik olay yok" diye konuştu.

Köyün ileri gelenlerinden Hayrettin Süt ise "Köyümüzde birlik beraberlik vardır. Köyümüzde hayata bir mahkeme kapısına giden yoktur. Küslük yok ve kendi halinde bir köyümüz var. Burası okuldu ve köyümüzde 90 öğrenci ve 4 öğretmen olduğunu hatırlıyorum. Bütün çevre köyler buraya eğitim için gelirlerdi” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER