SONSUZA KADAR CUMHURİYET

‘’Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir."
Gazi Kemal Atatürk
98. yılını kutladığımız Cumhuriyet Bayramı ilk kez 1923’te ilk Meclisin Cumhuriyet’i ilan etmesiyle kutlandı.
Ağır ekonomik şartların yanı sıra yıllar içinde yönetim olarak kabul eden bir Millete Cumhuriyeti anlatıp ilan etmek çok zor oldu.
Yıl 1923 Türkün yeniden tarih sahnesine çıktığı yıllar… 
Halk,yokluk ve fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş durumda. Yıllarca süren savaş yıkıma uğramış bir coğrafyada tutunmaya çalışan bir millet
Viran olmuş bir geleceğe karamsar bakan insanlar. Kurum kuruluş adına hiçbir yönetimin kalmadığı bir zaman dilimi.
Lider, bu karamsar tablo içinde yeniden bir uyanış yapmayı kendinde tarihi bir sorumluluk gördü.
Yıllar geçer dünya yeniden dizayn edilir ama bir şey var ki Atatürk asla unutulmaz.
Bu bağlamda sonsuz saygı ve hürmetlerle  Büyük Kahramanı yad ediyoruz.
Tarihin her dönemi incelenebilir, Türk Milleti dışında hür ve bağımsız yaşama irade ve isteğine başka bir millette rastlanmaz.
Cumhuriyetimizin banisi Atatürk'le ilgili anı bir anı..
Okuyunca büyük önderin liderliğine bir kez daha hayran kalacağınıza eminim...
"İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm:
"Avrupa'ya talebe yollanacaktır."
Allah Allah dedim! Ülke yıkık dökük, her yer virane, Lozan yeni imzalanmış, bu durumda Avrupa'ya talebe... Lüks gibi gelen bir şey...
Ama şansımı denemek istedim. 150 kişi içinden 11 kişi seçilmişiz.
Benim ismimin yanına Atatürk, "Berlin Üniversitesi'ne gitsin" diye yazmış...
Vakit yaklaştı ama kafam çok karışık. Gitsem mi kalsam mı? Beni orada unuturlar mı? Para yollarlar mı?
Tam gitmemeye karar verdiğim sırada, baktım Paşa'dan adıma bir telgraf:
"Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz. İmza: Mustafa Kemal"
Telgrafı okuyunca, düşündüklerimden olağanüstü utandım.
Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme dedim...
Düşünün 1923'te o kadar işinin arasında 11 öğrencinin nerde, ne zaman, ne hissettiğini sezebilen, ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?
Çok başarılı oldum.
Ülkeme alev olarak döndüm.
Önce İstanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsü'nü kurdum. Kürsü başkanı oldum. Ülkemin başbakanlığını yaptım.
Ben kim miyim?
Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamı Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak'ım..."

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Dağcı
Ahmet Dağcı - 1 ay Önce

Sonsuza kadar Cumhuriyet...okudukça okuyası geliyor okurun. Tebrikler Başkanım.

Filiz Cansız Atılgan
Filiz Cansız Atılgan - 1 ay Önce

Günün anlamına uygun bir yazı. Devamını bekleriz.

Erkan Taşgetiren
Erkan Taşgetiren - 1 ay Önce

Fikri hür, Vicdanı Hür kalemi hür..